![]()
Hazret-i Peygamberin Hükümdarları İslâm Dinine Davet Etmesi
Hazret-i Peygamberin Hükümdarları İslâm Dinine Davet Etmesi
151- Hazret-i Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)
Efendimiz, bütün milletlere peygamber gönderilmiş olduğundan İslâm dinine
davet için Hicretin yedinci yılı muharrem ayında birer davet mektubu yazdırıp
onları mühürledikten sonra, birer elçi ile çevresindeki hükümdarlara göndermişti.
Bu mektubları, Necaşi denilen Habeş Hükümdarı "Ashane"ye, Mısır
Hükümdarı "Muhavkıs"e, Doğu Roma İmparatoru "Hirakl"e,
Şam Meliki olup Hirakl'in bir valisi hükmünde olan "Haris"e, Yemame
Meliki Hıristiyan Ali oğlu "Hevze"ye, İran hükümdarı "Hüsrev
Perviz"e ve başkalarına hitab edilerek yazılmıştı.
152- Necaşi, Hazret-i Peygamberin mektubunu alır almaz öpüp
yüzüne gözüne sürmüş ve Habeştan'a hicret etmiş bulunan Hazret-i
Cafer'in huzurunda İslâmiyeti kabul etmişti.
Mısır Hükümdarı da Hazret-i Peygamberin elçisine hürmet
etmiş ve peygamberimize dört cariye ile Düldül adındaki meşhur katırı
hediye olarak göndermişti. Bu cariyelerden biri "Mariye" (radıyallahu
anha)'dır ki, Peygamber Efendimizin İbrahim adındaki oğlu bundan doğmuştur.
Rum Kayseri de birçok hediyeler göndermiş; fakat kavminden çekindiği ve
saltanatına düşkün olduğu için müslüman olmamıştı.
Haris ise, Peygamberin mektubunu yere atmış olduğundan
peygamberin duası ile az sonra kahrolup cehenneme gitmiştir.
Yemame Meliki de; "Hazret-i Peygamber beni kendisine Başvezir
yaparsa müslüman olurum, değilse kendisi ile savaşırım," diye
terbiyesizce hareket ettiğinden az sonra helak olmuştur.
Acem Hükümdarı da, mektubu alır almaz parçalanmış olduğundan
Peygamber Efendimiz şöyle dua etmişti: "Allah'ım! O benim
mektubumu nasıl parçaladıysa sen de onun mülkünü öyle parçala!..."
Az sonra İran Devleti parçalandı, büsbütün sönüp İran
ülkesi müslümanların eline geçti.
![]()