![]()
Hazret-i Peygamberin Çocukluğu ve İlk Evlenmeleri
Hazret-i Peygamberin Çocukluğu
ve İlk Evlenmeleri
81- Peygamber Efendimizin çocukluk çağı, pek kutsal bir
halde geçti. Daha doğar doğmaz birtakım mucizeler belirmiş, kavim ve
kabilesi arasında bir bolluk ve bereket meydana gelmişti. Kâbe-i Muazzama içinde
bulunan müşriklere ait putlar, yüzleri üzere yere düşmüş, ateşe
tapanların ateşleri sönmüş, acaib rüyalar görülmüştü.
Peygamber Efendimizin dedeleri arasında evlâddan evlâda geçen
bir nur vardı. Bu nur sonunda Peygamber Efendimize geçti ve onun mübarek yüzünde
parlamaya başladı.
82- Mekke-i Mükerreme halkı, yeni doğan çocukları, havası
hoş olan yerlerde yaşayan ve dilleri pek açık olan aşiretlerden birer süt
anneye verirlerdi. Hazret-i Muhammed'i de, Beni Sa'd kabilesinden Haris adındaki
adamın karısı Halime'ye verdiler. Halime, bu meleklerden daha güzel ve daha
pak olan çocuğu bağrına bastı, yurduna alıp götürdü. Onu dört yıl
besledi. Bu süre içinde Hazret-i Muhammed'de gördüğü üstün hallere ve
yurdunda beliren berekete nihayet yoktu. Artık onu getirip annesi Amine'ye
teslim etti. Hazret-i Amine de bu masum yavrusunu alıp dayı çocukları
bulunan Neccar oğullarını ziyaret için Medine-i Münevvere'ye götürdü.
Bir süre orada kaldılar. Sonra Mekke'ye dönerken, Hazret-i Amine Ebva denilen
yerde daha yirmi yaşında iken vefat etti. Peygamber Efendimiz henüz altı yaşında
iken annesini de kaybederek öksüz kalmış oldu. Ümmü Eymen adındaki dadısı,
kendisini alıp Mekke'ye getirdi ve dedesi Abdulmuttalib'e teslim etti. İki yıl
sonra da Abdulmuttalib vefat etti. Ondan sonra Peygamber Efendimiz, amcası Ebû
Talib'in yanında kaldı.
83- Ebû Talib, kardeşinin oğlu Hazret-i Muhammed'i pek çok
sever, pek ziyade korurdu. Ebû Talib bazen ticaret için kafile ile Şam tarafına
gidiyordu. Henüz on iki yaşında bulunan Hazret-i Muhammed'i de beraber götürdü.
Busra denilen yere kadar gittiler. Alış-verişi bitirip birkaç gün sonra
geri döndüler.
Peygamber Efendimiz on yedi yaşında iken de, diğer amcası
Zübeyr ile Yemen'e gidip az sonra dönmüşlerdi.
84- Hazret-i Peygamber Efendimiz artık Kureyş arasında büyük
bir şeref ve şan sahibi olmuştu. Kendisine Muhamme-dü'l-Emîn deniliyordu.
Kureyş kabilesinin pek şerefli ailesinden Huveylid kızı Hadice adında çok
muhterem ve zengin bir hanım vardı. Daha genç iken dul kalmıştı. Bazı
adamlara sermaye vererek ticaret yaptırıyordu.
Peygamber Efendimize de sermaye verdi. Kölesi Meysere'yi de
beraberine verip Şam tarafına gitmelerini istedi. Peygamber Efendimiz bu
teklifi kabul ederek Busra'ya kadar gitti. Orada işlerini görüp birkaç gün
içinde geri döndüler.
İşte Peygamber Efendimizin gençliğindeki seyahetleri
bundan ibarettir. Bu seyahatler süresince kendisinden bazı mucizeler çıkmış,
kendisinin büyüklüğünü bazı kimseler görüp anlamışlardı. Fakat yazdığımız
gibi, bu yolculuklar uzun bir zaman devam etmediği için, Peygamber Efendimiz
birtakım şahıslarla görüşme imkânını bulamamıştı.
85- Peygamber Efendimiz henüz yirmi beş yaşında idi.
Hazret-i Hadice de, kırk yaşını geçmişti. Pek yüksek bir ruha sahib olan
ve çok şerefli bir aileye mensub bulunan Hazret-i Hadice, Peygamber
Efendimizin muhterem zevcesi olmak şerefine her yönden lâyıktı. Onun için
Peygamber Efendimiz Hazret-i Hadice ile evlenmiş, o mübarek annemiz de ilk
zevcesi olmak şerefine kavuşmuştur.
86- Peygamber Efendimizin, cariyesi Mariye'den doğan İbrahim
adındaki oğlundan başka, bütün erkek ve kız evlâdı Haticetü'l-Kübra
validemizden dünyaya gelmiştir. Önce Kasım adındaki oğlu doğmuş, bunun
üzerine Hazret-i Peygambere künye olarak Ebû'l-Kasım (Kasım'ın Babası)
denilmiştir. Sonra oğlu Abdullah ile Zeyneb, Rukiye, Ümmü Gülsüm ve Fatımetü'z-Zehra
adındaki kızları dünyaya gelmiştir. Kasım, İbrahim ve Abdullah Hazretleri
daha çocuk iken vefat etmişlerdir. Peygamber Efendimizden sonra yalnız Fatma
kaldı. O da altı ay geçmeden Peygamber Efendimizden sonra vefat etmiştir. Böylece
iki oğlu Hazret-i Hasan ile Hazret-i Hüseyin'i öksüz bırakmıştır. Yüce
Allah hepsinden razı olsun.
![]()